Okuduklarım

1984 – George Orwell

Kitap Yorumu

Bin Dokuz Yüz Seksen Dört

Tür: Bilim Kurgu, Distopya, Klasik
Goodreads Puanı: 4,09 (1.293.690 oy)
Orijinal Adı: Nineteen Eighty-Four
Yayınevi: Can Yayınları
Çeviri: Celâl Üster
Basım Yılı: 2018
Sayfa Sayısı: 352

Arka Kapak Yazısı

Parti’nin dünya görüşü, onu hiç anlayamayan insanlara çok daha kolay dayatılıyordu. (…) Her şeyi yutuyorlar ve hiçbir zarar görmüyorlardı çünkü tıpkı bir mısır tanesinin bir kuşun bedeninden sindirilmeden geçip gitmesi gibi, yuttuklarından geriye bir şey kalmıyordu. 

George Orwell’in kült kitabı Bin Dokuz Yüz Seksen Dört, yazarın geleceğe ilişkin bir kâbus senaryosudur. Bireyselliğin yok edildiği, zihnin kontrol altına alındığı, insanların makineleşmiş kitlelere dönüştürüldüğü totaliter bir dünya düzeni, romanda inanılmaz bir hayal gücüyle, en ince ayrıntısına kadar kurgulanmıştır. Geçmişte ve günümüzde dünya sahnesinde tezgâhlanan oyunlar düşünüldüğünde, ütopik olduğu kadar gerçekçi bir romandır Bin Dokuz Yüz Seksen Dört. Güncelliğini hiçbir zaman yitirmeyen bir başyapıttır; yalnızca yarına değil, bugüne de ilişkin bir uyarı çığlığıdır. 

Can Yayınları, bu “bütün zamanların kitabını” Celâl Üster’in özenli çevirisiyle okura sunmaktan kıvanç duyuyor.

Yorum

Bundan sanırım iki yıl kadar önce George Orwell’ın Hayvan Çiftliği romanını okumuştum. Bugün 1984 kitabını okuduğumda bir kez daha anlamış oldum ki; bu adam farklı bir insan. Şu an düşünüyorum ki, bu kitap kesinlikle bir defa okunup kenara bırakılacak bir kitap değil. Ben ilk kez okudum ama tekrar okumayı düşünüyorum. En kısa zamanda ikinci bir tekrarım olacak. 

George Orwell kitabı İskoçya’da verem hastası iken yazmış. Kitabın sosyalizm karşıtı olduğunu söyleseler de, yazarımız bunun sosyalizm karşıtı olmadığını savunmuştur. Faşizm ve Komünizmde kısmen gerçekleşmiş bozukluklara yer verdiğini belirtmiştir.

Bize yansıtılmış olan distopya biraz ürkünç.. Okurken o kadar çok kızdığım şeyler oldu ki fakat gelin görün ki şu an günümüzde bunların bazıları aynen üstümüzde bir oyun oynanırmış gibi yapılıyor.  Tek Parti ile yönetilen bir ülke ve dayatılmış zorunluluklardan ibaret bir hayat düşünün. Geçmişin yönetildiğini savunan bir rejim. Üstünüzde baskı kuran ve kendi düşüncelerinizin olmaması için zorunda bırakılmak. Parti’ye yönelik karşıt rejimleri ise çeşitli işkence yöntemleriyle yok etmek -emin olun size pes dedirtecek işkence yöntemleri- korkutucu geliyor değil mi kulağa?

İnsanları en zayıf noktalarından vurup hiç mantıklı bulmadığı bir düşünceyi savunmalarını sağlamak ne kadar mantıklı? Fakat Parti bunu istiyorsa bunu yapmaya mecbur kalıyor insanlar.

Winston’ın tüm her şeye sessizce karşı çıkışları, içindeki kabullenememe ile başlarken okumaya, tüm değişimler gözler önüne seriliyor.

Kitap Hakkında

Tüyler ürpeten bir distopanın bu derece güzel kurgulanıp bize aktarılabilmiş olması, eseri gözümde mükemmelleştiriyor. İnternette gezerken 1984 hakkında pek çok kişinin herkesin okuyabileceği bir roman olmadığını belirttiğini gördüm. Evet bu bir gerçek çünkü dünya düzenin henüz farkına varamadığımız yıllarda bu kitabı okumak belki de bize hiçbir anlam ifade etmez.

George Orwell okumayanlar varsa eğer 1984 ile başlamasınlar. Çünkü ilk kitap olarak seçmek biraz ağır gelebilir. Hayvan Çiftliği ile yazarın kalemini tanıdıktan sonra 1984 ‘ü okumak mantıklı olacaktır. Özetlemem gerekirse; en azından bir  kez de olsa okuyun ancak umarım bunu hayatınızın okumanız gerektiği noktasına denk getirirsiniz umarım…

Etiketler
Show More

Related Articles

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close

Reklam Engelleyici Farkedildi

Please consider supporting us by disabling your ad blocker