Okuduklarım

BİLİNMEYEN BİR KADININ MEKTUBU – Stefan Zweig

Modern Klasikler dizisine atılmış bir adım ile karşınızdayım bu defa… Stefan Zweig’in Satranç kitabı ile başlamıştım eserlerini okumaya tavsiyeler üzerine sıra Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu’na gelmiş oldu.
Öncelikle belirteyim ki kitap oldukça ince ve tek oturuşta biten bir kitap. Elime alıp bir buçuk saat içerisinde okudum. Zaten tek defa da bitirmezseniz kitap yarım kalacakmış gibi bir his oluyor insanın içinde. İsminden de anlaşıldığı gibi kendini tanıtmayan bir kadının aşkını anlattığı bir mektubunu okuyoruz.
Narin bir ruhun nasıl da paramparça olduğuna tanık oluyoruz aslında. Küçücük bir kızken aşık olduğu adam uğruna her şeyi arkasına almış bir kadının o adam tarafından nasıl da paramparça olduğunun tanığı oluyoruz. Stefan Zweig yazdığı kitaplarda karakterlerinin hayal kırıklıklarını işlemeyi seviyor anladığım kadarıyla. 61 yaşında eşi Lotte ile beraber derin umutsuzluk duygusuyla, yarattığı bir çok roman karakteri gibi ölümü seçmiş bir adam. Hayata karşı olan kırılmışlığı bunu yazdığı her kitapta belli etme hissini oluşturuyor olmalı…
Ben bu kitabını okurken kadının aşkına hitap etme şekline, umursanmayan duygularına hep imrenerek okudum. Belki bir zamanlar insanlar gerçekten öyle saf aşklar besliyormuş içinde diye düşündüm. Ama şimdi yok ki öylesi…
Bir kadının saf duygularına şahitlik yapmak istiyorsanız bu kitabı okuyun. Başta da söylediğim gibi kitap az bir sayfa sayısına sahip olduğu için çok kısa süre içerisinde bitirebilirsiniz. Pek çok insanın okumuş olduğunu düşündüğüm bu kitap bence herkesin okuması gerektiği bir kitap. En azından bir kez okumuş bir insanı ‘Neden?’ diye düşündürecek bir güzelliğe sahip. Herkes alıp okusa ve sonunda ‘Neden?’ dese sizce de dünya biraz daha güzel bir hale gelmez mi? Hepimiz doğduğumuzda sahip olduğumuz o saf duygularımızı birilerine veya bir şeylere harcıyoruz ve sonunda dünyayı suçluyoruz. Ama suçlu olan her zaman biziz. Bizim ta kendimiz. Özümüz.
Düşünce sisteminizde değişiklikler istiyorsanız sizde Stefan Zweig okuyun. Okumayı sevmiyorsanız bile ne demek istediğimi anlamak için bir saat sabredin ve sadece bir kitabını okuyun.
Sizden rica ediyorum; Stefan Zweig okuyun, okutun. 

 

Etiketler
Show More

Related Articles

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close

Reklam Engelleyici Farkedildi

Please consider supporting us by disabling your ad blocker