Okuduklarım

OLAĞANÜSTÜ BİR GECE – Stefan Zweig

Stefan Zweig’in nadide kitaplarından birisi olan Olağanüstü Bir Gece ile merhaba dostlarım. Kitabın orijinal ve Almanca ismi Phantastische Nacht. Daha önce ki Stefan Zweig kitap yorumlarımda yazarla ilgili, yaşantısıyla ilgili bilgiler aktarmıştım. Bu sebeple bu defa kitapla ilgili bilgilere direkt giriş yapacağım. Şayet yazarı hiç tanımıyorsanız, biraz bilgi edinmek amacıyla önceki yazılarımdan bilgi sahibi olabilirsiniz.

Seçkin bir burjuva olan ancak hayattan tat alamayan bir adamın öyküsüdür Olağanüstü Bir Gece. Bir gün içinde başından geçen olaylara şahit oluyoruz. Bana kalırsa Stefan Zweig her kitabında kendinden, kendi karakter özelliklerinden parçaları kitap karakterlerine serpiştiriyor. Psikolojik anlamda yine çöküş yaşayan bir insanın öyküsü var bu kitabında da..

 

Belki birçok kişinin Stefan Zweig denildiğinde Satranç kitabı aklına geliyordur. Ancak Stefan Zweig’in bir başyapıtı denebilecek kadar muazzam bir kitabı bana göre Olağanüstü Bir Gece. Duygusal doyuma ulaşmak için yeni heyecanlar arayan, aynı zamanda kendi içindeki ‘zararlı’ duyguları keşfeden bir adamın bir gecelik öyküsü usta kalem tarafından ince ince işlenmiş kitaba.

Toplum tarafından itilerek alt tabaka olmaya zorlanmış insanlar ile tanışması ve bunun bize yansıtılış şekli belki beni okurken düşündüren şeylerden biriydi.

 

Kitap 67 sayfa, yani yine çarçabuk okunabilecek bir lokma da yutulabilecek bir kitap. Ama o son sayfalarda ki mükemmelliği size tarif edemem. Kitabın ağır anlatımı zaman zaman kitabın içinden kopmama sebep olmuştu yalan söylemeyeyim… Ancak son sayfaları okurken içimden sürekli ‘Mükemmel… Mükemmelll!’ diye tekrar ediyordum. Kitap tamamen bittiğinde ise tuttuğum o derin nefesi bıraktım ve ‘VAY BE!’ dedim.

 

Gönlüm şu an buraya o son sayfaların tamamını geçirmek istiyor. Fakat kendime engel oluyorum. Bir adamın içinde ki ölünün bir gece de nasıl da çiçekler açarak dirildiğini siz okuyun ve görün istiyorum.

 

Okumayan kişilere okuması için hediye edilebilecek nadide bir kitap kendisi. Kelimelere ve ya olaylara takılmadan içinde ki derinliği keşfedebilirseniz siz de beğeneceksiniz eminim.

 

Kitabın son paragrafı ile yorumumu noktalamak istiyorum. Eğer ki kitabın sonunu yazmamdan hoşlanmayanlar olacaksa lütfen devamını okumasınlar.

 

O geceden arkadaşlarımdan hiçbirine söz etmedim; içimin bir zamanlar ne kadar ölü olduğunu asla bilmediler, şimdi nasıl çiçek açtığımı da asla anlamayacaklar. Canlılıkla yaşadığım bu hayatın ortasında ölümle karşılaşırsam ve bu satırlar başkasının eline geçerse de bu olasılık beni hiç korkutmuyor ve üzmüyor. Çünkü öyle bir anın büyüsünü tatmamış olan biri, tek bir gece içinde yaşanan ve görünürde birbirleriyle hiç ilgisi olmayan böylesine tesadüfi olayların neredeyse sönmüş bir hayatı bir büyü gibi yeniden ateşleyebileceğini altı ay önce ben ne kadar anlayacak olsaydım ancak o kadar anlayabilir zaten. Böyle birinden utanmam, çünkü beni anlamaz. Fakat bütünlükten haberdar olan biri yargılamaz ve gururdan kurtulmuştur. Onun karşısında da utanmam, çünkü beni anlar. Bir kez kendini bulmuş olan kişinin bu yeryüzünde yitirecek bir şeyi yoktur artık. Ve bir kez kendi içindeki insanı anlamış olan bütün insanları anlar.

Etiketler
Show More

Related Articles

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close

Reklam Engelleyici Farkedildi

Please consider supporting us by disabling your ad blocker