Okuduklarım

YAZ-Kürsat Basar

Hepinize kucak dolusu selam ve sevgi ile merhaba. 💕
Kürşat Başar kalemini sevdiğim yazarlardan birisidir. Bundan önce Başucumdaki Müzik isimli kitabını okumuş ve bir süre etkisinde kalmıştım. Zaten kitap çoğu kişi tarafından olumlu yönlerde tepki almış bir kitap. Madem böyle güzel yazan bir yazar bir kitabını daha okuyayım dedim ve aldım elime YAZ kitabını…
Kitap ilk sayfasında Nazım Hikmet’in bir sözüyle başlıyor. ‘Sen yoksun. Yeryüzünün en güzel şehirlerinden biri boşaldı.’ Bence çok hoş bir düşünce ve başlangıç bu.
Bu romanda oldukça narin, utangaç ama derin bir aşk okuyoruz. Kitabın yazılış sistemi de ilginç… Karakterimiz bir erkek, hayatından genel anlamıyla bahsediyor. Arada da bu sevdiği kadınla ilgili anılarını, onunla ilgili düşündüğü şeyleri paylaşıyor.
Kitapla ilgili yapılan yorumlarda çok ağır olduğunu, başlayacak diye beklerken neredeyse kitabın bittiğini yazanlar falan olmuş. Bence bunlar yapılmış haksız yorumlar. Elbette ki herkesin okuma zevki farklıdır. Ancak aşk romanlarında kurgu biraz sabittir. Yazar da klasik kurguyu biraz farklılaştırmaya çalışarak farklı bir açıdan bize bu aşkı yansıtmış.
Karakterimiz oldukça içine kapanık, kitap okuyan, elinden geldiğince bir şeyler yazan birisi. Kitabın içinde düşüncelerini paylaşırken yazılan edebi anlatımlar beni kitabı beğenmem yönünde epey etkiledi. Evet evet karakterin düşünceleri beni tamamen etkileyen kısımdı.
Eğer bu şekilde düşünceden çok olay okumayı seviyorsanız bu kitabı beğenmeyebilirsiniz. Ben çeşitli insanların çeşitli dünyalarında çeşitli duyguları okumayı sevdiğim için bu kitabı beğendim.
Kitabın sonu ile ilgili spoiler vermemek için kendimi zor tutuyorum bu sebeple verebileceğim daha fazla bilgi yok. 😁
Biraz depresif aşkları okumayı seviyorsanız, buyrun bu kalemi kaçırmayın derim.
 Alıntıladığım birkaç yer ile yorumuma son veriyorum. Sevgiyle kalın. 💘
 “Kitapları neden bu kadar çok sevdiğimi anladınız mı?
Hep sokaklarda yürürken evlerin pencerelerine bakar ve her birinin içinde nasıl bir hayat yaşandığını merak ederim.
Kitaplar da böyleydi işte.Kapağını açıp okumaya başladığımda sanki o evlerin içine girip benden rahatsız olmasınlar diye görünmeden, sesimi çıkarmadan onların hayatını izleyen bir hayalet gibi hissederim kendimi.
O yüzden de, dünyanın her yerinde, bugün ve geçmişte pek çok evim ve yakınım varmış gibi gelir bana hala.
Ama biliyor musunuz en büyük ikilem nedir? Okudukça öğrenirsiniz. Öğrendikçe artık sizi büyüleyen şeyler azalır. O günlerde dinlediğimiz bir şarkıda söylendiği gibi, ‘bilgi, ölümcül bir dosttur…’ ” Sayfa 176
“Bilirsiniz kitaplarda belki çok doğru şeyler anlatılır ama direksiyonu çevirdiniz mi araba döner.
Kitaplarla hayat arasında birebir bir ilişki yoktur.
Aksine, kitaplar hayatla en dolaylı ilişki biçimlerinden biridir.” Sayfa 231
Bazen birini öyle çok sversin ki onu bir an görebilmek için kendinden, o güne dek düşündüklerinden, inandıklarından, gerçek diye ortalıkta anlatıp durduğun şeylerden bile vazgeçersin. Yokluğundan öylesine büyük bir acı duyarsın ki, ne yaparsa yapsın her şeye katlanabilirsin, gerçekte başka bir zaman seni incitecek birçok şeyi yapmasına izin verirsin. Öyle bir an gelir ki, o mutlu olsun yeter, diyecek kadar kendini unutabilirsin.
Birini sevmekle ondan vazgeçememek farklıdır.
İnsan birini çok sevebilir ama ondan vazgeçebilir. Onu özler, yokluğunu hisseder ama zamanla çok büyük bir acı duymadan yalnızca küçük bir sızıyla, bir gülümsemeyle hatırlayıp geçebilir.
Oysa bazen insan birini öyle sever ki, ondan ne olursa olsun, ne çok acı çekerse çeksin, başına ne gelirse gelsin vazgeçemez.” Sayfa 268
Etiketler
Show More

Related Articles

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close

Reklam Engelleyici Farkedildi

Please consider supporting us by disabling your ad blocker